Arşiv | Bakmaya Doyulamayan Fotoğraflar RSS for this section

Claudio Edinger – Delilik

Fotoğrafçılık bolca teknik ve teknolojik meselelere boğulmuş bir konu. Öyle ki, bu meselelere eğilmekten fotoğraf çekmeye  neden başladığını unutmak çok kolay.  Şu makina, bu lens, yüksek iso performansı benim fotoğraf çekmeye başlama sebebim değildi. Zaman zaman unutuyorum sanırım, sonra bir fotoğrafçı çıkıp hatırlatıyor.

Tamamını Okuyun…

Reklamlar

HCB ve Karar Anı

Fotoğraf makinesi 1839 yılında icad edilmiş edilmesine, fakat boyu büyük, işlevi küçükmüş o yıllarda. Görüntü olarak manav kasalarından hallice fotoğraf makineleri uzun süreli pozlanmaya ihtiyaç duyuyor ve bu nedenle -şehir manzaraları veya portreler gibi- sabit konular çekilebiliyormuş. Filmi hızlı sarıp 1885 yılına atladığımızda roll filmin icad edildiğini görüyoruz. Yani, daha küçük ve daha hafif makinelerde kullanılabilecek bir ışığa duyarlı yüzey bulunmuş oluyor. Fotoğrafçılık tarihinde yine birçok detayı hoplaya zıplaya geçip 1920 yılına geldiğimizde, Oscar Barnack’ın 35mm kamerayı icad ettiğini görüyoruz. Bu kameralar 35 mm film kullandıkları için bu ismi alıyor. Yirmi yaşından büyük kişiler bu kameralarla haşır neşir olmuştur eminim. Evlerin baş köşesinden yavaş yavaş kuytu bir köşesine çekilen fotoğraf albümlerindeki tatil, sünnet, evlilik fotoğraflarımız bu 35 mm makinelerin eseri. Ah, pardon.  1920’ler diyordum. Bu yıllarda mekanik, kimya ve optik alanlarındaki gelişmeler fotoğraf filminin pozlanma sürelerini gittikçe daraltıyor. Öyle ki; pozlanma süreleri uzun saniyelerden kısacık anlara dönüştükçe fotoğrafçının yanıtlaması gereken esas soru; neyin fotoğrafını çekebilmenin mümkün olduğundan ziyade hangi anın yakalanmak istediğine dönüşüyor. Akmakta olan anlar içinde, hangi anın fotoğraflanmaya değer olduğu sorusu, Henri-Cartier Bresson ile özdeşleşmiş “karar anı” kavramını doğuruyor. Bence bu kavram,  Henri-Cartier Bresson’ın fotoğraf anlayışı kadar tarihsel bir ilerlemenin de sonucu. Peki kim bu HCB?

Tamamını Okuyun…